sevimli-hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevimli-hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sevimli dinozor oyunu oyna!


Sevimli hayvanlar içerisinde bizlere el sallayan dinozorların pek eski çağlarda yaşadığını durmadan söylerler. Peki bütün bunları nereden biliyorlar ki? Tabi ki, bu hayvanların bıraktıkları kalıntılardan yani fosillerden kolaylıkla anlayabilir, hayretler içinde kalabiliriz.

Bilim dünyası sevimli dinozor dostlarımızın günlük hayatlarında ne yiyip ne içtiklerini merak edip durmuşlardır. Sahi onlar sabahtan akşama kadar ot yiyen bir otobur mu, yoksa et ziyafetleri ile gününü gün eden bir etobur mu oldukları konusunda bir fikriniz var mı?

Şimdi de cevabı verelim: Yavru dinozorlar da içinde olmak üzere bir seçim yapmışlardır. Kimisi ben otoburum diye, kimisi etoburum diye ortalarda dolaşır. İşte oyun sırasında yapmanız gereken bu iki çeşit dinozoru birbirlerinden ayırt etmek!

Görelim bakalım, dinozorlar karınlarını nasıl doyururmuş?

Kopya deve incaz ile özel röportaj

Dubai'de bir dna mucizesi daha gerçekleşti. Tek hörgüçlü develerin süt üretmek ve deve yarışlarında akla geldiğini söyleyen sevimli hayvan İncaz, kopya deve olsa bile kendisini çöllerde benzersiz hissediyormuş.


Benzersiz olmak ister miydiniz?

Çöllerin üzerinde yaşayan bidolu deve var. Hepsinin de diğerlerinden ayıran özellikleri elbette vardır. Hörgüç sayısı, tüylerinin rengi, toynaklarının büyüklüğü farklı. Hepimiz, tümüyle benzersiziz, evrende tekiz. Bizi diğer develerden farklı kılan bu özelliklerimizin gizemiyse, genlerimizde saklı. Keşke benim de genlerim farklı olsaydı diye düşündüğüm oluyor, elbette. Yani tam manasıyla başkasına benzemek istemezdim.


Dünya’ya gelir gelmez bu kadar meşhur olmak sizi korkutuyor mu?

Meşhur olmak çok yorucu. Sürekli kameralara poz vermeler, bitmek tükenmek bilmeyen röportaj teklifler, imza almak isteyen hayranlar… Hepsi gözümü korkutuyor. Ama biraz büyüyünce hatırlanmayacağım çünkü, ileride kopya deve değil asıl deve konuşulacak.


Sizin de kopyanızın yapılmasına izin verir misiniz?

Tek hörgüçlü develere çöllerde daha fazla rastlamak hoşuma gidiyor. Bizi diğerlerinden ayıracak bir sürü özelliğimiz var. Bunların yok olmasını istemem. Bu yüzden gözü kapalı kabul ederim.


Kopya olmasaydınız, annenize mi benzemek isterdiniz, babanıza mı?

Bırakın bu çocukça soruları. Büyümek istiyorum artık ben.


Deve yarışları için çalışmalar yapmaya başladınız mı?

Evet. Şimdi düzenli ve dengeli beslenme programımı uygulamaya başladım. İleride antrenmanlarım olacakmış. Gelecekten umutluyum. Şu videodaki develer kadar sporla ilgili olmak istiyorum.




Yarışta şansınızın olduğunu düşünüyor musunuz?
Rüyamda bile görmüştüm. Bu dünyanın “en hızlı koşan ilk kopya devesi” oluyordum. Hayırdır inşallah. Ağlamak istiyorum, sayın seyirciler!

Peki sizce gerçekten develer ağlar mı?

Sevimli Hayvan Porsuk ile Röportaj

Röportaj- Asya ve Avrupa'nın belirli kısımlarında yaşayan, boyu doksan cm'yi bulabilen, sırtı açık sarımsı-kurşuni, karın kesimi kestanerengi, bacakları ve karnının altı siyah renkli usta bir kazıcı olan porsuk ile yaptığımız kısa bir röportaj. Bakalım sevimli hayvan bizlere neler anlatmış?




Sizlerle konuşmadan önce gözlerimiz hep evinizi aradı. Sahi nerede oturuyorsunuz?

Biz porsuklar genellikle büsbüyük ağaçların altında kalırız. Yuvalarımız olur buralarda. İçinde kuru otlar var hep. Bir de yapraklar. Bütün bunları toplayıp dururuz. Hayır, yorulduğumuzu söyleyemem.


Yuvalarınızın neen birçok girişi var?

Kapımızın üzerinin toprakla örtülmesinden korkuyoruz hep. Bu yüzden neredeyse hergün yeni bir giriş açıp duruyoruz.

Bazen sizleri başka hayvanların yuvalarında görüyoruz. Bir açıklama yapmak ister misiniz?

Fare gibi hayvanların kış uykusuna yatması bizim için bir fırsattır. Gidip buluruz onların yuvasını. Tırnaklarımızla yuvalarına girip onları uykusunda avlarız. Sonra bazılarımız evlerine gitmeyi pek istemezler. Bu yuvaları genişletmeye başlarlar. İşte onlar için yeni yuvaları hazır olmuş olur.



(Çocuklar sizin de Porsuk Bey'e sorularınız varsa, hemen aşağıdaki yorum bölümünü kullanın.)

Sevimli Kediler Hikayesi


Kedilerin tırnakları neden bu kadar uzundur, hiç düşündünüz mü? Öyle, "önüne gelene bir tırmık" gibi bir amaçları yoktur. Kendileri bütün kediler gibi, bulunduğu yeri belirlemeleri gerekir. İşte bu yüzden ağaçların gövdesini tırmalayıp dururlur. Bir nevi imza atıyorlar. Bir de her kedinin imzasının farklı olduğunu düşünüyoruz ya da en azından hayvancıkların yaşlarını tahmin edebiliyoruz. Yavru kedilerin öyle upuzun tırnakları olmadığına göre imzaları daha belirsizdir. Biz bunları tahmin edebildiğimize göre, kediler de tahmin eder diye düşünmekteyiz. En azından Sanem'in sevimli kedisi bunları düşünüyor. İşte size yeni kısa hikaye..


Sanem Sultan ve Sevimli Dansçı Kediler


Öğrencim Sanem Cansen Argun'a...



Sanem Sultan, padişahın biricik kızıydı. Bir dediği iki, hatta üç edilmezdi. Söyledikleri yapılmayınca ağlamaya başlardı. Evet, şimdi de ağlıyordu. Gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Kedisi kayıptı. Onu seviyordu, durmadan birlikte oynarlardı. Bakışlarındaki saflığı severdi. Bir de dans etmesini.

Geçenlerde bir mektup aldığını hatırlamıştı birden. Kedisinin evden kaçacağını bir daha geri dönmeyeceği yazılıydı. Son zamanlarda Sanem durmadan kedisini ihmal ediyordu. Bunu biz söylemiyoruz, aynen yazılıydı hepsi. Ama Sanem bütün bu yazılanlara gülüp geçmişti.

Mutlaka ama mutlaka dansçılardan birisi kedisini görmüş olmalıydı. Padişah hemen haber saldı bütün dansçılar toplandı. Sırayla hepsine soruldu. Onlar da yeminler ederek görmediklerini söylemişlerdi.

Bunun üzerine Sanem Sultan, yollara düştü. Az gitti, uz gitti dere tepe düz gitti. Vara vara Şarkılı Orman’a vardı. Yol boyunca kedisinin sevdiği şarkıları tutturdu. Ağaç kavuklarının üzerindeki izleri dikkatle incelemeye başladı. Evet, bu tırmıklar mutlaka kedisine ait olmalıydı. Bunlar aklından geçerken ağaçlar birden kedisi gibi oynamaya başlamaz mı? Kedisinin buralarda bir yerlerde olduğunu biliyordu artık.

Sanem Sultan’da dans ede ede ilerledi. Küçük bir mağara çıktı önüne. Mağaradan söylediği şarkının melodisi geliyordu. Kulağıyla birlikte içeri girdi. Dansçı kedisi oradaydı. Yanında da bidolu kedi vardı. Bu mağara sanki dans okulu gibiydi. Bütün kedilerin üzerinde dans kıyafetleri vardı. Hemen hepsi dans etmeyi bırakmış Sanem’e bakılıyorlardı. Sanem elindeki mektubu tutuyordu. Ağlayarak özür diledi. Bütün kedilere tek tek sarıldı. Hepsiyle birlikte dönüş yolunu tuttular. Yine ağaçlar dans ettiler, kuşlar şarkılar söylediler.

Sanem Sultan, o zamanların ilk Kedi Dans Okulu’nu açtı. İnanmazsanız, gidin dansçı ağaçlara sorun. Size her şeyi anlatırlar.