
Yeni geliştirilen doğa dostu bahçıvan robot, saksıları sulamayı ve tohumlar ekmeyi pek seviyor. Yeni başladığı iş hayatını robot öğretmene anlatıyor. Yazdığı mektup işte burada.
Sevgili Robot Öğretmen
Saya, sana söylemiştim, büyük şehirler iyi gelmiyor bana. Sen de bilirsin, kapkaranlık sokaklarım oluyor, kirli havalarla gözlerim kapanıyor, yorgunluktan ölü gibi gelip pilimi şarj ediyorum. Sonra uyuyordum. İyi ki rüyalar görüyordum. Yeşil mi yeşil rüyalar. Derken, mis kokulu güzel çiçekler. Durup dururken, uçuşan kelebeklerin peşine düşüyordum. Yakalayamadan uyanıyordum.
Şimdi büyük şehirlerden çok uzaktayım, bir bahçedeyim. Fidanlar yükseliyor bulutlara ve yapraklar sallanıyor yumuşak bir tempoyla. Onların söylediği şiirle uyuyorum. Doğa işte şimdi güzel bir etki yapıyor üzerimde.
Bahçıvan olduğuma göre doğal koşullara geri dönüş yapıyorum. En güzel şarkıları söylüyor bugün kuşlar. İlk işim bir ağaç ile anlaşıp onlara yuva yapmak olsun.
Canım robot öğretmenim, derslerden fırsat bulursan birgün seni bahçeme beklerim. Unutma sen benim ilk öğretmenimsin. Mutlaka gel!
Sevgilerle,
Ne yazık ki, yeni dolaştırıcım bu derdime bir çare bulmadı. Onun derdi başka olmalı. Çevre temizliğine hayli önem veriyor. Beni olmadık yerlerde durdurup çöpleri topluyor. Yanında sürekli poşet bulunduruyor. Poşet olmadığı zamanlarda ceplerini kullanıyor. Çöpçü olmadığı için üzülüyor olmalı. Bense buna seviniyorum, yanımda olduğu için. Geçtiğimiz her yere temizlik ve tazelik bırakıyoruz.
Japonların dizüstü bilgisayar konusunda çocukları bile düşündüğü doğru! Mesela Bandai Bilgisayar,
“