Pamuk çorbasi yapamayan pamuk prenses



Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde rahatına düşkün bir prenses yaşarmış. Güzel olmasına güzelmiş ama, ev işlerinde yoklaması bulunmazmış. Başkası bu prensesin yerine imza atar, sonra da prensesten paraları götürürmüş. Prenses ise, gel keyfim gel, diyerek bu durumu umursamaz, kestane kebap yaparmış.
Birgün, bu gayet beceriksiz olan prenses ormana yolu düşmüş. Ormanda gezmedik bir yer bırakmamak için kendine söz veren prenses tek başına dolaşmışta dolaşmış. Ve bir zaman sonra, yemek yemediği için yorgun düşmüş. Sürünerek yoluna devam etmeye çalışmış.


Yoldan geçen cadı beceriksiz prensesin halini görmüş, ona yardım etmek istemiş. Cadı hemen işe koyulmuş. Yaşlı bir garson kadın kılığına girmiş hemen ve elinde pamuktan yaptığı bir çorbayla karşısına çıkmış. Beceriksiz prenses 'e öğle arasını bu çorbayla değerlendirmesini söylemiş. Eğer içerse yanında pilav bile verecekmiş. Prenses daha yemek bile yapmamış çünkü prensesler yemek yapamazmış zaten ve bu yüzden hemen teklifi kabul etmiş. Çorbayı içmiş. Sonra başı dönmeye başlamış. Çünkü çorbanın içinde nuri alço ‘nun ilacı varmış. Kötü cadı ilk kez birine yardım edecekmiş ama, bu seferde çorbaları karıştırmış.
Beceriksiz prenses uyumuş ve yardım beklemeye başlamış. Uykulu gözlerle eve ulaşayım, derken düşmeye başlamış. Tam hapı yuttum zaten, kesin şimdi düştüm derken, korkak prens saklandığı yerden çıkmış, düşerken prensesi tutmuş. Ve oracıkta korkak prens, prensese gazoz içirmiş. Prenses birden ayılmış ve birbirlerine sarılmışlar. Bir ömür boyu mutlu yaşamışlar. Çünkü prens, prensese bildiği bütün yemekleri öğretmiş.


(Gerçek pamuk prenses masalının kitabını bulmak için tıklayın.)